Rüşvet karşılığı sahte reçete… 13 yıldır süren dava düşme aşamasında

 Çermik İlçesinde 4 Ocak 2011 günü bazı eczanelerin rüşvet karşılığında doktorlara sahte reçeteler yazdırdıkları, ilçedeki yeşil kart sahibi ve SGK’lı birçok vatandaşın kişisel verilerinin kullanılarak bilgileri ve rızaları dışında yazdırdıkları bu hayali reçetelerle devletten haksız menfaat temin ettiklerine dair polise ihbar gitti. SGK ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının müfettiş görevlendirmesi üzerine hazırlanan raporda, ilçedeki bazı eczanelerin çalışanları aracılığıyla Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinde görevli doktorlar ile işbirliği içinde oldukları, hastalara ait sağlık karneleri, yeşil kartlar ve SGK’lı hastaların T.C kimlik numaraları ve kişisel verilerinin hukuka aykırı biçimde elde edilerek bilgileri ve rızaları olmaksızın kullanarak hayali reçeteler yazdıkları tespit edildi.

Hiç hastaneye gitmedikleri halde bu kişilerin acil servisten girişlerinin yapılarak bu kişilere gıyaplarında ilaç yazdıkları, muayene olmadıkları halde muayene edilmiş gibi birden fazla işlem yaptıkları teftiş kurulunca belirlendi. Hastanede görevli 24 doktorun hastanenin otomasyon birimindeki görevli kişiler ile ilçede diploma kiralama yöntemiyle faaliyet gösteren 5 eczane ile işbirliği içinde oldukları, diploma sahibi eczacıların ise ilçede hiç ikamet etmedikleri rapor edildi. 

KARTLARA BİRKAÇ GÜN EL KOYUP SAHTE REÇETE YAZDILAR

Eczacıların ilaç almak için gelen hastanelere, “Şu anda bu ilaç elimizde yok. Depoya sormamız lazım. Muadili de yok. Kartlarını ve telefon numaranızı bırakın ilaç gelince biz sizi ararız” gibi bahanelerle hastaların kişisel verilerini aldıktan sonra bilgileri ve rızaları dışında birkaç günlüğüne aldıkları Yeşil kartlı hastalara ve SGK’lılara T.C kimlik numaralarıyla alınmamış ilaçları alınmış gibi doktorlar aracılığıyla onlarca reçete yazdırıp devlete fatura ettikleri ve kamu zararına yol açtıkları bildirildi. Kimlik bilgileri kullanılan mağdurlar da alınan ifadelerinde, bahse konu tarihlerde adı geçen ilaçları kullanmadıklarını, tedavi ve muayene olmadıkları, hastanenin acil girişinden hiçbir şekilde kayıt yaptırmadıklarını belirttiler. 

“BU TEDAVİYİ DE İLAÇLARI DA KULLANMADIK”

Bazı eczacıların soruşturma başlatılması üzerine kimlik bilgilerini kullandıkları kişilere ulaşarak, “Eğer savcı sizi çağırıp bu ilaçları kullandınız mı? diye sorarsa evet alıp kullandık dersiniz” diyerek telkinde bulundukları da mağdur ifadeleriyle tespit edildi. Çok sayıda mağdur kişi adına mali değeri yüksek mide ilacı yazıldığı, ancak ifadesi alınan bu kişiler hiçbir şekilde mide ilacı kullanmadıkları gibi, mide rahatsızlıkları da bulunmadığını belirttiler. Yine adına ilaç yazılan bazı kişilerin yaşlı ve okuma-yazma bilmeyen vatandaşlardan oldukları tespit edildi. Bazı vatandaşlar adına da yine piyasa değeri yüksek hipertasyon, kolesterol, mide ülseri, mantar ve sinüzit ilaçları yazıldığı, ancak dinlenen bu kişiler, kendi bilgileri dışında yazılan bu ilaçları kullanmadıklarını, tansiyon, kolesterol, mide ülseri; mantar ve sinüzit gibi rahatsızlıkları bulunmadığını ifade ettiler. Yine Vajinit adlı kadın hastalıkları tedavisinde kullanılan birden fazla ilaçların T.C kimlik munarasına yazılan mağdur kadınlar alınan ifadelerinde, Vajinit hastası olmadıklarını, bu ilacı da kesinlikle kullanmadıklarını anlattılar. 

TALİMATI BİZE BAŞHEKİM VERDİ

Devlet Hastanesi otomasyon servisinde görevli D.Ö alınan ifadesinde, “İlçedeki bütün eczane çalışanlarının getirdiği Yeşil kartlara giriş yapıyorduk. Hastanın kendisi gelmiyordu, sadece eczane çalışanı geliyordu. Bu durumu Başhekim A.T’ye ilettiğimizde bize eczanelerden gelen bütün Yeşil kartlara giriş yapmamız gerektiği talimatını verdi. Ayrıca hastanenin deposunda biriken ilaçları tüketmek için hasta bir ilaç kullanmış olsa dahi kendisine iki ilaç yazılmış gibi sisteme giriş yapıyorduk. Bununla ilgili talimatı da bizzat acil serviste görevli hemşire N.Ç’den alıyorduk” dedi. 

DAVA BİTMEDİ ZAMANAŞIMIYLA KURTULACAKLAR

Bilgileri dışında reçete yazdırılan mağdurların alınan ıslak imza ve el örnekleri de Emniyet Müdürlüğü Kriminal polis laboratuarına gönderilince reçetedeki imzaların bu kişilere ait el ürünü olmadığı, onların adına imzalar atıldığı belirlendi.

Teftiş Kurulu Başkanlığı oluşan kamu zararı nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulununca 27 Haziran 2016 günü aralarında 24 doktor ile 5 eczacı ile eczane çalışanlarının da bulunduğu 67 kişi hakkında, “Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik” suçundan Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı. Ancak dava tarihinden itibaren mahkemede 4 heyet değişti ve dava bugüne kadar bir türlü karara bağlanamadı.

Geçen hafta görülen duruşmaya yine sanık ve sanık avukatları mazeret bildirilince dava Temmuz ayına ertelendi. Ancak sanıkların işledikleri suça öngörülen zamanaşımı süresi 8 yıl olduğu için haklarında karar verilmiş olsa da ceza yerine düşme kararı verileceği öğrenildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir